Dünyanın İlk Vampiri

07 Haziran 2014

Dünyanın İlk Vampiri

ilk vampir

ilk vampir

Dünyadaki ilk vampir bir Türk olarak tarihe geçti. Denizli’de yaşadığı ve 23 yaşında olduğu belirtilen kişi ilk vampir olarak tarihe geçti.

Journal of Psychotherapy and Psychosomatics son sayısında dünyanın ilk vampiri olduğu tespit edilen 23 yaşındaki bir Türk’ün tıbbi hikayesine yer verdi.

Evli olan bu genç, kan içmeden duramıyor. Bu nedenle de doktorlar tarafından sürekli gözetim altına alınmış.

Denizli’de 17 yıl önce babası Himmet Soğancı’yı öldürdükten sonra kanını içen ve “Vampir Ömer” lakabı alan Ömer Soğancı’yı akıllara getirdi. Dünya tıp literatüründe “vampirizm” olarak belirti gösteren ilk vaka olarak geçen bir Türk gencinin “dissosiyatif kişilik bozukluğu” rahatsızlığıyla ilgili makale yazan Dr. Direnç Sakarya, hastanın kan içme davranışının, bir bağımlılık olmadığını, yaşadığı ruhsal bozukluğun bir sonucu olduğunu bildirdi. Dr. Sakarya, dün gencin tedavi olduğunu da açıkladı.

İlk Vampir Denizli İlinde!

Journal of Psychotherapy and Psychosomatics’in son sayısında Denizli’de yaşayan 23 yaşındaki bir gencin tarihin karanlık dönemlerinin korkulu yaratığı vampir hikayesi yer aldı. Tıp literatürüne giren dünyanın ilk vampirinin yer aldığı hikayede, kimliği belirtilmeyen genç adamın, hayatında geçirdiği birkaç travmatik deneyimden sonra kan içmeye başladığı ve bunun artık kendisi için nefes almak gibi bir ihtiyaç haline geldiği kaydedildi. Ayrıca dergide gencin önce kendini sonra da başkalarını yaralayıp kanlarını içtiği, babasının ise son çare olarak kan bankasından kan aldığı bilgisi yer aldı.

Gencin yaklaşık 2 yıl önce Denizli Askeri Hastanesi’nde tedavi olmaya başladığı ifade edilirken, o dönem asteğmen olarak görev yaptığı öğrenilen Dr. Direnç Sakarya tarafından hastalığına teşhis konduğu kaydedildi. Dr. Sakarya’nın buradan terhis olduktan sonra Kastamonu Dr. Münif İslamoğlu Devlet Hastanesi Psikiyatri Servisi’nde görev yaptığı öğrenildi. Dr. Sakarya ve ekibinin ilk bulgularına göre hastanın çoklu kişilik sorunu, travma sonrası stres bozukluğu kronik depresyon ve alkol bağımlılığı yaşadığı tespit edildi.

Dr. Direnç Sakarya, kimliğini açıklamadığı hastanın 3 ay arayla iki kez yatırılarak tedavi edildiğini ve uygulanan tedaviden önemli ölçüde başarı sağlandığını söyledi. Dr. Sakarya şunları kaydetti:

“O dönemde uyguladığımız tedaviden hasta fayda gördü. Hastanın kan içme davranışı bir bağımlılık değildi, altta yatan ruhsal bozukluğun sonucuydu. Bozukluğa odaklanmak, kan içme davranışının sonlanmasına neden oldu. Hastanın problem yaratan davranışları geçince sosyal hayata katıldı. Bu vaka üzerinde durmamamızın nedeni travmatik stresle şiddete başvurma arasındaki ilişkiyi araştırmaktı. Bu kişi, hayatta pek çok güçlükle karşılaşmış ve yardım arayan konumdaydı. Bu tür davranışların nedeni başkalarına karşı kötü niyetli olması değildi.”

Makalede, “vampir özelliği” gösteren ilk hasta olduğu belirtilirken, talihsiz gencin 4 aylık kızını kaybettiği, amcasının gözünün önünde öldürüldüğü, bir arkadaşının cinayet işlediğine tanık olduğu belirtildi. Çocukken şiddet gördüğü, 5 ile 11 yaş arasında hiçbir şey hatırlamadığı bilgisi yer alan hastanın çoklu kişilik sorununun devam ettiği, kan içme ihtiyacının ise azaldığı ifade edildi.

Denizli Valisi: “İLİMİZDE DEĞİL” dedi.

Denizli Valisi Abdülkadir Demir, şu anda Denizli Askeri Hastanesi’nde böyle bir hastanın tedavi görmediğini belirtti. Vali Demir, “Şunu biliyoruz ki ismi geçen doktor 1,5 yıl önce Denizli Askeri Hastanesi’nde vatani görevini yapıyormuş. Askeri yetkililerden aldığım bilgiye göre makalesinde yer verdiği olayla ilgili ne garnizon komutanının ne de hastane baştabipliğinin haberinin olmadığını öğrendim” dedi.

Tıp literatürüne giren dünyanın ilk vampirinin Denizli’de olduğunun duyulmasının ardından kentte 17 yıl önce meydana gelen vahşi cinayet ve yaralamalar akıllara geldi. 1996 yılında Ömer Soğancı, eşi Biray Soğancı ve hiç tanımadığı Mehmet Aslan’ı ısırarak hastanelik etti. Soğancı, iki yıl aradan sonra babası Himmet Soğancı’yı başına taş vurup öldürdükten sonra kanını içtiği için, “Vampir Ömer” diye anıldı. Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde idam istemiyle hakkında dava açılan Soğancı, akli dengesi yerinde olmadığı gerekçesiyle Manisa Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi altına alınmıştı.

Eşi Biray Soğancı, Mehmet Aslan’ın boynunda diş izleri görüldüğü doktorlar tarafından tespit edilmiş, yaşanan bu olaylar Denizli’de büyük tedirginlik yaratmıştı. Ömer Soğancı, uzun yıllar tedavi altına alınmış, o dönemlerde Denizli’de “Çivici Katil” olarak bilinen ve 5 kişiyi başlarına çivi çakarak öldüren Süleyman Aktaş ile aynı koğuşta yer almıştı. Ancak Soğancı, Süleyman Aktaş’ın kendisini öldürebileceğini belirterek ayrı koğuşta tedavisinin sürmesini hastane yönetimine bildirmiş, yetkililerde Soğancı’nın bu isteğini kabul etmişlerdi. Ömer Soğancı Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi ‘nde uzun süre süren tedavisinin ardından serbest bırakıldı.

Dünyadaki ilk vampir olarak bahsettiğimiz kişinin ismi sır gibi saklanmaktadır.
Vampir, günbatımı ile şafak arasında dirilerek mezarından çıktığına, insanlara saldırıp kanlarını emdiğine inanılan canavardır.

Kaliforniya Üniversitesi araştırmacılarından kimya profesörü Wayne Tikkanen’in yaptığı araştırmaya göre vampirliğin asıl sebebinin Porfiria hastalığı olduğu tespit edilmiştir. 1700’lü yıllarda hastalık hakkında bilgisi olmayan Avrupalılar, hastaları vampir olarak niteleyerek lanetlemekteydiler. Bir çeşit kan zehirlenmesi olan Porfirya hastalığının ilerlemesiyle derinin kızılötesi ışınlara karşı zayıfladığı ve bu nedenle karardığını açıklayan Tikkanen, “Hastada anormal kıllanma görülür. Dudaklar kuruyup çekildiği için dişler ortaya çıkar. Hasta çok acı çeker. Sonunda çıldırır.” diyerek hastalığı açıklamıştır. Bu hastaların derilerinin hassaslığı nedeniyle sadece geceleri çıkabildiklerini ve tedavi amacıylada hayvan kanı içtiklerini belirten Tikkanen “Hikayelerde vampirlerin neden gece dışarı çıkıp kan içtiklerinin yanıtı işte bu.” demiştir.

Ancak diğer bilimsel kaynaklar, porfiria hastalığının vampir efsanesini doğuruğu iddiasına şüpheyle yaklaşmaktadır.
Kaynak: Yeniasır, Sabah, Vikipedi

 

İlginizi Çekebilecek İlkler :



Yorum Yazınız