Dünyadaki İlk Tıp Fakültesi

24 Mart 2013

Dünyadaki İlk Tıp Fakültesi

gevher nesibe sifahanesi

gevher nesibe sifahanesi

Dünyadaki ilk tıp fakültesi Kayseri şehrinde 13. yüzyılda I. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından yaptırılmış olan Gevhernesibe Medresesidir. Bugün Gevher Nesibe Tıp Tarihi Müzesi ismi ile bilinir.

13. yüzyılda bir çok ticaret yolunun ortak kullandığı bir yol olan Kayseri ili ve civarı, o yıllarda bir çok insanın durak noktasıydı. Selçuklular zamanında bu şehir gelişmiş ve önemli bir ticaret, ilim, bilim merkezi haline gelmiştir. Selçuklular, Medrese, imaret, hamam, ılıca, türbe ve şifahaneler yaparak, islam ilim ve kültürünü Anadolu’da daha ön plana çıkarmışlardır. Yapılmış olan kervansaray, yol vb. yapılar bu gelişime de büyük katkıda bulunmuştur. O dönemde Kayseri ‘de 15 adet medrese yapılmıştır. Selçuklular dünyadaki ilk açık pazar ticaretini bu yüzyılda Kayseri’de başlatmışlardır.

Kayseri Tıp Tarihi Müzesi’nin yer aldığı Çifte Medrese, birbirine bitişik, iki bina ile bu binaların batısına birleşen hamam, kapalı bir koridor ve bu koridorun etrafındaki çift sıra hücrelerden meydana gelir. Açık avlulu iki kapıdan oluşan bu eser, 1205-1206 yıllarında Selçuklu hükümdarı II. Kılıçarslan’ın kızı Gevher Nesibe Sultan adına kardeşi I. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından yaptırılmıştır.

Medresedeki özel odalarda, akıl hastaları, kuş ve su sesi ile müzik dinletilerek tedavi edilmiş. Tepeden aydınlatmalı 3 ameliyathanede, katarakt ve mesane ameliyatları yapılmış. Hastalara narkoz olarak da ‘afyon, şarap, sarı sabir, ademotu ile hindistan cevizi karışımı verilmiş. Çifte Medrese, adından da anlaşılacağı gibi 2800 metrekare alanı kaplayan iki bölümden oluşur. Her iki bina açık avluları ile tipik Selçuklu plan şemasına sahiptir. Yapılardan birinin avlusu diğerinden büyüktür. Batı bölümde şifahane (sağlık tesisi), doğuda tıp medresesi (eğitim tesisi) yer alır. Dünyadaki ilk tıp fakültesi kapısında yılan amblemini ve altında 2.5 metre boyunda ve 75 cm. genişliğinde mermer üzerine yazılmış iki satırlık arapça kitabe bulunmaktadır. Bu kitabenin Türkçesi şu şekildedir:

“Bu hastane Kılıç Arslan oğlu büyük sultan Gıyasettin Keyhüsrev’in zamanında Kılıç Arslan kızı İsmetuddin Gevher Nesibe’nin vasiyyeti üzerine Allah rızası için H. 602 senesinde inşa edilmiştir.”

Erciyes Üniversitesi Gevher Nesibe Tıp Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ekrem Aktaş bir röportajında şu şekilde anlatmaktadır;

“Ortaçağ döneminde akıl hastalarına işkence uygulanırken, medresedeki özel odalarda bu hastalar kuş ve su sesi ile müzik dinletilerek tedavi edilmiş. Medresede bulunan tepeden aydınlatmalı 3 ameliyathanede, katarakt ve mesane ameliyatları yapılmış. Hastalara narkoz olarak da ‘afyon, şarap, sarı sabir, ademotu ile hindistan cevizi’ karışımı verilmiş. İlaç yapımında kullanılan bitkiler ile marul, maydonoz gibi sebzeler de medresenin damında kurulan serada yetiştirilmiş. 1.5 metre kalınlığında toprağın bulunduğu damın, bu sayede izolasyonu da sağlanmış. Seranın ısıtılmasının da medrese içindeki merkezi ısıtma sistemiyle sağlandığını sanıyoruz.”

“1206 yılında yaptırılan medrese, 1890 yılına kadar hem hekim yetiştirmiş hem de hastaları tedavi etmiştir. Öğrenciler medresede öğrendikleri teorik bilgileri, hastane kısmında uygulamışlar ve şifa dağıtmaya çalışmışlardır. Medrese, Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma ve çöküş döneminde ekonomik ve siyasi nedenlerle kapatılmıştır. Atıl durumdayken, halk arasında ’93 Harbi’ olarak bilinen Osmanlı-Rus savaşı sırasında Kayseri’ye göç edenler buraya yerleştirilmiş v yaklaşık 50 yıl barınmışlardır. Medresede en büyük tahribat da bu dönemde olmuştur. Çeşitli dönemlerde restore edilen medrese, son olarak 1982’de Erciyes Üniversitesi’nce restore ettirilerek Tıp Tarihi Müzesi’ olarak hizmete açılmıştır.”

Dünyadaki ilk tıp fakültesi Gevher Nesibe Şifahanesi, Anadoluda yapılmış olan 5. hastane ve Türklerin yaptırdığı 11. hastanedir.

 



Yorum Yazınız