Dünyadaki İlk Ekmek

22 Eylül 2011

Dünyadaki İlk Ekmek

ilk ekmek 300x224 Dünyadaki İlk Ekmek

ilk ekmek

Dünyadaki ilk ekmek buğday tanelerini ezerek una dönüştüren Mısırlılar tarafından, İsa’dan 3000 yıl önce  yapılmıştır.

Dünyada her ülkenin farklı yemek kültürü mevcuttur. Ancak ortak bir noktada buluşmak gerekiyorsa o da “ekmek” olmuştur. Kimi ülkeler fazla kimi ülkeler çok tüketir ekmeği. Türkiye en çok ekmek yiyen ülkeler arasında yer almaktadır.

Söz konusu ülkeye, şartlarına, olanaklarına göre bu yiyecek maddesinin, yani ekmeğin yapılışında kullanılan bazı maddeler, biçimi, kalitesi farklılıklar gösterebilir. Ancak, temelde bunların hepsi gene ekmektir. Mısır ekmeği, çavdar ekmeği olması, buğdaydan yapılması,tavada veya saçta pişirilmesi, tuz katılıp katılmaması, esasta bir değişiklik sayılmaz. Sonuç olarak yapılan ekmektir.

Ekmeğin vazgeçilmez, temel besin olması, insanın çok eski zamanlardan beri bunun değerini, besleyici tarafını fark etmiş,hiç değilse sezinlemiş bulunmasına dayanmaktadır.Gerçekten de,buğday tanelerini ilk çiğneyen insan, bunun doyuruculuğunu anlamıştır.

Sonradan taşlar arasında buğday tanelerini ezerek una dönüştüren Mısırlılar, bu işi İsa’dan 3000 yıl önce yapmışlardı. Unu hamur haline getirmek için su katmış, yoğurmuş,biçim vermiş,fırınımsı oyuklarda, ya da toprağın üzerinde pişirmişlerdi.

Bir süre tutulmuş,ekşimiş hamurun “maya” niteliğini ilk bulan da gene Mısırlılardır. Eski Mısır mezarlarında,bu ekmeklerin taşlaşmış örnekleri bulunmuştur.İbraniler ilk ekmeklerini ince tabakalar halinde fırınlıyor ve dilim dilim kesmek yerine, galeta veya peksimet gibi kırıyorlardı. “Somunun kırılması” deyimi belki de o çağlardan zamanımıza kadar ulaşmıştır.

Ekmek, binlerce yıldır insanoğlunun esas gıdası olma özelliğini korumaktadır. Günümüzden 9 bin yıl önce, mezopotamya’da ilkel tahıl ürünlerinin tarımı yapılıyordu.  Derhal hemen tıpkı dönemde de amerika kıtasında, California yöresinde yaşayan yerliler de, ekmeklik un elde edebilmek için bazı ürünleri ekip biçiyorlardı.

Önceleri tahıl iki düz taş parçası arasında ezilerek un durumuna getiriliyordu. Bu un, suyla karıştırıldıktan sonra açık havada yakılan ateşler üstüne yerleştirilen kızgın taşların üzerinde pişirilerek ekmek durumuna dönüştürülüyordu.

Un elde etmek için buğday, arpa, çavdar, mısır ve darıdan yararlanılıyordu.  Eski mısırlılardan kalma duvar resimlerinde, taşların arasında tahıl ezerek un elde etmeye çalışan kadınları canlandıran tablolar da vardır. O dönemin ekmekleri, olabildiğince sertti. Ancak, yassı somunların askeri kamplara ya da av bölgelerine taşınması da, olabildiğince kolaydı. Bugüne kadar kalabilen ilk ekmek örnekleri, hindistan’da bulunmakta olan çapati ile îskoçya’ nın yulaf ekmeğidir. Yukarıda bahsettiğimiz ekmek türlerinin hiçbirisinde, maya kullanılmadığından, hepsi de basık ve sertti.  Mayanın bulunuşu bir rastlantı neticesi oldu. m.ö. 2000 yılında, mısırlı bir fırıncı, hazırladığı ekmek hamurlarını
güneşin altında unuttu.  Bu arada hamur mayalanmıştı. Fırıncı, unuttuğu hamurlan anımsayıp onları fırına koyunca, pişen ekmeklerin kabardığını gördü.

Mısırlılar, kubbe biçiminde kapalı fırınları yapmayı da başardılar. Bu tür fırınlar içerisinde, ısı, ekmeğin her tarafından eşit biçimde geçiyor ve böylece daha lezzetli ve kontrollü bir pişirim sağlanıyordu.  M.Ö. 1. yy’da yunanlılar, su değirmenini buldular. M.S. 700 yılında da araplar, yeldeğirmenini yaptılar. Beyaz undan yapılmış ekmek ise, avrupa’da un elde etmenin güçlüğü nedeniyle, geniş halk kitlelerinin ulaşamayacağı bir lükstü.  1880 yılında isviçre’de ilk başarı belirten değirmen yapıldı.  Bu değirmen, unun rengini karartan kepekleri de eliyordu ve has undan ekmek yapımı yaygınlaştı. Günümüzde ise ekmekler, fırınlarda da
üretilmekle birlikte, genellikle fabrikalarda pişirilmekte ve içlerine vitamin gibi bazı katkı maddeleri de eklenmektedir,

Daha önce de söylediğimiz gibi, çeşitli ülkeler ve topluluklar, yaşadıkları çevrenin şartlarına,olanaklarına göre ekmek yapmaktadırlar. Öyle ki, fasulye unu, patates, ağaç kabuğu, pirinç, bezelyeden ekmek yapıldığı gibi,Uzak Doğunun bazı bölgelerinde kurutulmuş deniz yosunu, akgürgen kozası bile ekmek yapımı için malzeme olarak kullanılmaktadır.

Ülkemizde tahıl ve tahıl ürünleri ile beslenme yaygındır. Ancak ne yazık ki üretilen ekmeğin %5.82 ‘lik kısmı israf oluyor. Sözü size bırakıyoruz..



Yorum Yazınız